Geçen gün bağımlılık üzerine bir yazı okurken karşıma çok kıymetli bir cümle çıktı:
Ya bağımlılık asıl sorun değilse? Ya insanın başka bir sorunla baş etmek için bulduğu bir çözümse?
Bağımlılığa yıllarca görünen yerinden baktık. İnsan neden içiyor, neden madde kullanıyor, neden kumar oynuyor, neden kendisine zarar verdiğini bildiği bir şeyi tekrar tekrar yapıyor diye sorduk. Bunlar yanlış sorular değil ama insanı anlamak için yeterli de değiller.
Çünkü bir davranışı yalnızca ortadan kaldırmaya çalıştığınızda, o davranışın insanın hayatında ne işe yaradığını gözden kaçırabilirsiniz.
Bir insan alkol aldığında yalnızca alkol almıyor olabilir. Birkaç saatliğine zihninin sesini kısıyor olabilir. Madde kullanan biri yalnızca haz aramıyor, yıllardır taşıdığı bir acıdan birkaç saatliğine uzaklaşıyor olabilir. Kumar oynayan insan yalnızca para peşinde koşmuyor, hayatında uzun zamandır hissedemediği heyecanı, kontrolü ya da canlılık duygusunu orada buluyor olabilir.
Bu yüzden terapi odasında bağımlılığa baktığımda yalnızca “Bunu nasıl bırakacağız?” sorusu bana eksik gelir.
Benim için daha önemli soru şudur:
Bu insan, bunu bırakırsa neyle baş başa kalacak?
Çünkü bağımlılık çoğu zaman insanın hayatına ilk girdiğinde düşmanı değildir. Bir işe yaradığı için oradadır. Kaygıyı azaltmıştır, yalnızlığı uyuşturmuştur, öfkeyi bastırmıştır, utancı susturmuştur ya da insanın kendi zihninden kısa süreliğine kaçmasını sağlamıştır.
Trajedi daha sonra başlar.
Bir zamanlar insanı acısından koruyan şey, yıllar içinde acının kendisine dönüşür.
İnsan önce maddeyi bir duygudan kaçmak için kullanır; sonra maddenin yarattığı sonuçlardan kaçmak için yeniden maddeye ihtiyaç duyar. Utanç arttıkça kullanım artar, kullanım arttıkça utanç büyür. Böylece insanın kendisini kurtarmak için bulduğu yol, onu giderek daha dar bir hayatın içine kapatır.
Bu bakış bağımlılığı mazur göstermez. Bağımlılığın insanın bedenine, ilişkilerine ve hayatına verdiği zararı da küçültmez. Fakat insanı yalnızca davranışından ibaret görmememizi sağlar.
Çünkü bir semptomu ortadan kaldırmadan önce onun hangi yarayı örttüğünü anlamak gerekir.
Aksi hâlde insanın elinden uyuşturucuyu, alkolü, kumarı ya da başka bir kompulsif davranışı alırsınız; fakat onu yıllardır bunlara ihtiyaç duymasına neden olan acıyla baş başa bırakırsınız.
Belki bağımlılık tedavisinin en insani sorusu bu nedenle “Neden kendine bunu yapıyorsun?” değildir.
“Bu sana neyi hissetmemek için yardım ediyor?”
Çünkü insanın elinden kötü bir çözümü almadan önce, o çözümün hangi probleme cevap verdiğini anlamak gerekir.
Copyright © 2024 Uzman Klinik Psikolog Ömer Kurt
YRC Bilişim