“Hiçbirimizin başlama noktasını seçme hakkı olmadı.
Ne evimizi seçtik, ne soyadımızı, ne de kimin dizinin dibinde büyüyeceğimizi…”
Hayat, bize ait olmayan seçimlerle başlar.
Kimi zaman annesinin yükünü omuzlayan bir çocuk oluruz, kimi zaman suskun bir misafir gibi hissederiz kendi evimizde. Herkesin "kendi hikâyesi" dediği şey, çoğu zaman başkasının kaleminden çıkmıştır.
Ama büyüdükçe şu gerçekle karşılaşırız:
Bize verilenleri değiştiremesek de onlarla kurduğumuz ilişkiyi yeniden yazabiliriz.
Birileri seni susturduğunda, sesin kısılır.
Sana bakmayan gözlerin arasında büyüdüysen, hep dikkat çekmek istersin.
Hata yaptığında sert yüzler gördüysen, bugün titizliğini başarı sanabilirsin.
Ve belki hâlâ, kendi seçimin gibi sandığın bazı davranışlar, çoktan başkalarının elinden çıkmıştır.
Kendin sandığın, aslında korunmak için geliştirilmiş birer kalkandır.
Ama çok uzun süre taşıdığında, kalkan da yara yapar.
İnsan, ait olduğu yeri seçemez.
Ama bir gün, ait olmadığı bir yeri terk etmeye karar verebilir.
Kimi zaman bu bir soyadıdır, kimi zaman çocukken duyulan bir cümledir:
“Senden adam olmaz.”
Ama insan büyüdükçe anlar:
Belki de o cümle, kuranın yetersizliğinden ibaretti.
Hayat, sana bir rol vermiş olabilir.
Ama o rolü sonsuza kadar oynamak zorunda değilsin.
Hayatı değiştirmek bazen yeni bir başlangıç yapmak değildir.
Bazen sadece dönüp bakmak, olanı olduğu gibi görmek ve şöyle demektir:
“Ben bunları seçmedim.
Ama artık, neyi seçeceğimi biliyorum.”
İyileşmek, geçmişi silmek değildir.
Onunla yeniden bir ilişki kurmaktır.
Çünkü her seçim, bir yüzleşmeden doğar.
Ve bazı yüzleşmeler, insanı gerçekten özgürleştirir.
Psikolog Ömer Kurt
Copyright © 2024 Uzman Klinik Psikolog Ömer Kurt
YRC Bilişim