İletişim Bilgilerini Görüntüle
etiler en iyi psikolog
en iyi psikolog

Bir Davadan Daha Fazlası: Haluk Levent, Ahbap ve Toplumun Güven Arayışı

  • Anasayfa
  • Blog
  • Bir Davadan Daha Fazlası: Haluk Levent, Ahbap ve Toplumun Güven Arayışı
Nişantaşı psikolog
Bakırköy psikolog

Bir Davadan Daha Fazlası: Haluk Levent, Ahbap ve Toplumun Güven Arayışı

emdr

Bazı İnsanlar Yalnızca Kendilerini Temsil Etmez...

İnsan, sandığımız kadar gerçeklerle yaşayan bir varlık değildir. Hayatını çoğu zaman anlamlar üzerine kurar. Bir bayrağa bakar ve yalnızca kumaş görmez. Eski bir eve döner ve yalnızca taş duvarları hatırlamaz. Bazen tek bir isim, yıllar boyunca biriktirdiği anlamlarla bir duygunun kendisine dönüşür.

Haluk Levent de uzun yıllar boyunca birçok insanın zihninde böyle bir yere yerleşti. Bir sanatçı olmanın ötesinde, deprem gecelerinde, yangınlarda, sellerde ve insanların en çaresiz anlarında görülen bir yüz oldu. Ahbap ise yalnızca bir dernek değildi; insanların, "Ben tek başıma yetişemem ama birileri benim yerime yetişebilir." düşüncesini emanet ettiği bir yer hâline geldi.

İnsan yardım ederken yalnızca para vermez.

Bir miktar umut verir.

Bir miktar vicdanını teslim eder.

Bir yabancıya güvenebileceğine dair inancını ortaya koyar.

Bu yüzden bugün yaşanan tartışma birkaç evrakın, birkaç banka hareketinin ya da birkaç hukuki iddianın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Çünkü insanların konuştuğu şey yalnızca Haluk Levent değil. Konu, iyiliğin gerçekten güvenilecek bir şey olup olmadığına kadar uzanıyor.

Toplumlar yalnızca kanunlarla ayakta durmaz. Birbirine duyduğu güvenle de ayakta durur. Hiç tanımadığınız birine bağış yapabilmeniz, sokakta düşen birini kaldırabilmeniz ya da bir felaket anında hiç düşünmeden yardım edebilmeniz, görünmeyen bir güven duygusunun eseridir. O güven kaybolduğunda insanlar sadece daha temkinli olmaz; biraz daha yalnızlaşır.

Çünkü aldatılmak, yalnızca karşıdaki insanı kaybetmek değildir.

İnsan bazen kendi muhakemesine olan inancını da kaybeder.

"Kime güveneceğim?"

"Bir daha inanabilir miyim?"

Bu sorular yalnızca bir davanın ardından ortaya çıkmaz. Toplumun hafızasına yerleşir.

Belki de bu yüzden Haluk Levent hakkında verilecek kararın etkisi, yalnızca onun hayatıyla sınırlı kalmayacak.

Eğer aklanırsa, insanlar yalnızca bir kişinin masum bulunduğunu düşünmeyecek. Uzun zamandır sarsılan bir güven duygusu da yeniden nefes alacak. İyilik yapmanın hâlâ mümkün olduğuna dair inanç biraz daha güçlenecek.

Ama eğer suçlu bulunursa, yıkılan yalnızca bir itibar olmayacak.

Bir sonraki depremde uzanacak yardım eli biraz daha tereddüt edecek.

Bir sonraki bağış, biraz daha kuşkuyla yapılacak.

Ve belki de en ağır yükü, hiçbir suçu olmayan insanlar taşıyacak. Çünkü gerçekten yardım bekleyenler, başkalarının yaptığı hataların gölgesinde kalacak.

Dostoyevski, insanın en büyük ihtiyacının yalnızca yaşamak olmadığını, yaşadığı hayata inanabilmek olduğunu hissettirirdi. Bugün de mesele biraz bununla ilgili.

İnsan, iyiliğin var olduğuna inanmak ister.

Çünkü iyiliğe olan inanç kaybolduğunda yalnızca bağışlar azalmaz.

İnsanların birbirine uzattığı el de ağırlaşır.

Bu yüzden bazı davalarda yargılanan yalnızca bir insan değildir.

Bazen bir toplumun vicdanı, birbirine duyduğu güven ve yeniden iyiliğe inanabilme cesareti de aynı mahkeme salonunda hükmünü bekler.

Ömer Kurt

TASARIM ve KODLAMA : YRC Bilişim