İletişim Bilgilerini Görüntüle
etiler en iyi psikolog
en iyi psikolog

Stres ve Kaygı: Zihinden Bedene Yolculuk Eden Sessiz Yükler

  • Anasayfa
  • Blog
  • Stres ve Kaygı: Zihinden Bedene Yolculuk Eden Sessiz Yükler
Nişantaşı psikolog
Bakırköy psikolog

Stres ve Kaygı: Zihinden Bedene Yolculuk Eden Sessiz Yükler

emdr

Stres ve kaygının yalnızca ruh halimizi değil, bedenimizi de etkilediğini söylemek aslında yanlış olmaz.. Çünkü bazen bu etkiler sadece hissedilmez, vücut bunları açıkça gösterir. Kasılmalar, baş ağrıları, sırtınızdaki o inatçı ağrı... Peki, tüm bunların ardında ne var? Hadi, biraz konuşalım.

"Neden Omuzlarımda Bu Kadar Ağırlık Var?"

Bazen bir şeylerin bizi “taşıyamayacağımız kadar ağır” hissettirdiğini düşünürüz. Ancak bu ağırlığı sırtımızda, boynumuzda veya göğsümüzde hissetmek şaşırtıcı mı? Değil. Vücut, hissettiğimiz baskıyı ya da çözülmemiş duyguları kasılmalar, ağrılar ve bazen de diğer fiziksel belirtilerle dışa vurur. Bu, bir nevi beynin "şimdi dur ve beni dinle" deme şeklidir.

Bir ara şöyle bir şey duymuştum: Bir kişi, uzun süredir sırt ağrıları çektiğini söylüyor ama doktorlar fiziksel bir neden bulamıyor. Üzerine biraz düşünülünce fark ediliyor ki, aslında bu ağrılar, taşıdığı sorumlulukların bir yansıması. Hep güçlü durmak zorunda hissediyor. Sırtındaki ağrı, aslında zihnindeki yüklerin bir yankısı.

Vücudun Sizi Uyarmaya Çalıştığı Anlar

Başınızın ağrıdığı bir günü hatırlayın. O gün belki çok düşünmüş, bir şeylere çok kafayı takmıştınız. Ya da mide ağrısı… Genelde “neye sinirlendim?” diye düşündüğünüz olur mu? İşte tam da bu noktada, beden aslında size bir şeylerin yolunda gitmediğini söylemeye çalışıyor.

Stres altında olduğumuzda vücudumuzda "savaş ya da kaç" sistemi devreye girer. Kaslar gerginleşir, kalp daha hızlı atar, nefesler yüzeyselleşir. Eğer bu durum süreklilik kazanırsa, beden bir süre sonra bunu kaldıramaz ve ağrılarla, yorgunlukla ya da başka belirtilerle sinyal vermeye başlar.

"Bedenimiz Zihnimizden Daha Sabırlı Değil"

Geçmişte birinden, her sabah uyandığında çenesindeki ağrılardan şikayet ettiğini duymuştum. Geceleri dişlerini sıkıyor, gündüz ise farkında olmadan sürekli gergin bir şekilde dolaşıyordu. Bunun kaynağı araştırıldığında, aslında aşırı mükemmeliyetçi bir tutum sergilediğini fark etmiş. Sürekli "yeterince iyi değil" düşüncesi içinde yaşadığı için beden bunu taşıyamamış ve sıkışmayı ağrılarla dışa vurmuş.

Bu durumlarda bedenin dilini anlamak önemlidir. Çeneniz, omuzlarınız, sırtınız ya da mideniz… Hepsi sizinle bir şekilde konuşmaya çalışıyor.

Bedeninize Kulak Vermek İçin Ne Yapabilirsiniz?

  1. Durup Kendinizi Dinleyin: Ağrınız nerede? Ne zaman oluyor? Belirli bir olayla ya da durumla bağlantılı olabilir mi? Bunu fark etmek, ilk adımdır.
  2. Gevşemeye Yer Açın: Kaslarınız gerginleştiğinde bunu fark edin ve bilinçli bir şekilde gevşemeyi deneyin. Bu, nefesinizi derinleştirmek ya da basit bir şekilde oturduğunuz yerde kendinizi bırakmak olabilir.
  3. Hissettiklerinizi İfade Edin: Bazen bastırılan duygular bedenimizde yer bulur. Kendinizi ifade edebileceğiniz bir alan yaratmak – ister konuşarak, ister yazarak – bu yükü hafifletebilir.
  4. Kendinize Şefkat Gösterin: Çoğu zaman hissettiğimiz stres, kendimize yüklediğimiz baskıdan gelir. "Her şeyi yapmak zorunda değilim" diyebilmek, hem zihin hem de beden için iyileştiricidir.

Son Bir Söz

Stres ve kaygı, vücudun size bir hikaye anlatma şeklidir. Bu hikayeyi duymadan geçmek, zamanla daha yüksek sesle çalınmasına neden olabilir. Unutmayın, bedeniniz sizin yanınızda; sizi durdurmaya ya da yavaşlatmaya çalışıyor çünkü "devam edemezsin" diyor. Bazen bir adım geri çekilip bedeninize teşekkür etmek gerekir: "Bana söylemek istediklerini duyuyorum."

Siz de bedeninizin dilini anlamayı öğrenmek istiyorsanız, bir yerden başlamak için asla geç değil. Çünkü vücudunuz, aslında size yardım etmek isteyen en iyi arkadaşınız.

 

TASARIM ve KODLAMA : YRC Bilişim