İletişim Bilgilerini Görüntüle
etiler en iyi psikolog
en iyi psikolog

Borderline Kişilik Örüntüsünde Bir İlişkiye Dair İçsel Gerçeklik

  • Anasayfa
  • Blog
  • Borderline Kişilik Örüntüsünde Bir İlişkiye Dair İçsel Gerçeklik
Nişantaşı psikolog
Bakırköy psikolog

Borderline Kişilik Örüntüsünde Bir İlişkiye Dair İçsel Gerçeklik

emdr

Bir salondayız… Kalabalığın içinde sessizce oturan biri var. Belki de hayatı boyunca en çok sevgi isteyen ama aynı anda en çok sevgiyle incinen kişi o. Göz göze geldiğinizde bir şey fark ediyorsunuz: Bu insan, yalnızca anlaşılmak değil, içindeki fırtınayı susturmak istiyor. İşte borderline kişilik örüntüsü olan birinin ilişkideki hikâyesi, tam olarak burada başlar.

Bu yazı, yalnızca bilgi sunmak için değil, bir ruhu anlamak için yazıldı. Çünkü bazı duygular vardır, haritada yeri yoktur ama bir insanın hayatını baştan sona belirler. Borderline örüntü, bu duyguların en derin, en sert ve en gerçek olanlarını barındırır.


Borderline Birinin İlişkideki İçsel Manzarası

Borderline yapıdaki birey için ilişki, bir yaşam alanı değildir—bir hayatta kalma alanıdır. Partner yalnızca bir sevgi nesnesi değil, aynı zamanda "ben kimim" sorusunun cevabıdır. Partnerin gözünde kendi yansımasını arar. Sevildiğini hissettiğinde var olur, sevilmediğini düşündüğünde yok olur.

İlişki ya çok iyidir ya da çok kötüdür. Ortası yoktur. Çünkü zihinsel çerçeve griyi taşıyamaz. "Beni seviyorsan tamamen benim olmalısın" diyen düşünce, aslında terk edilme korkusunun giydiği sevgi cümlesidir.


Korkular: Terk Edilmek ve Benliğin Dağılması

Terk edilme korkusu borderline örgünün merkezinde yer alır. Ama bu terk edilme yalnızca fiziksel değildir. Bir mesajın gecikmesi, ses tonunun değişmesi, göz temasının azalması... Hepsi "Artık istemiyor beni" anlamına gelir.

Bunların altında yatan şey; çocuklukta yaşanmış tutarsız bağlanmalar, yok sayılmalar, bir ebeveynin bir gün sevip bir gün görmezden gelmesidir. Bugün gelen her ihmal hissi, geçmişte duyulmamış bir çığlığın yankısıdır.


Kendilik Algısı: Dağınık Aynaların İçinde Kendini Aramak

Borderline bir bireyin iç dünyası, parçalı aynalarla dolu bir odaya benzer. Partnerinin sevgisiyle aynalardan biri parlar: "Ben değerliyim." Ama en ufak bir eleştiride tüm aynalar kırılır: "Ben hiç bir şeyim."

Bu yüzden ilişkinin içinde kaybolur. Kim olduğu, ne hissettiği, ne istediği… tüm bunlar partnerin davranışlarına bağlı olarak değişir. Sevgi varsa benlik vardır. Yoksa dağılır.


Partnerden Beklentiler: Yaklaş, Ama Çok Yaklaşma

İlişki içinde borderline birey, hem yoğun ilgi ister hem de ilgi fazla olduğunda boğulur. "Çok yaklaşırsan incinirim, çok uzaklaşırsan yok olurum."

Partnerine yönelttiği talepler bu çelişkiyle yoğrulur. Yakınlık arar ama yakınlık arttıkça kontrol kaybı hisseder. Kendisini korumak için uzaklaşır. Bu döngü hem bireyi hem partneri yorar.

Ve unutmayın, işte burada anlamamız gereken en önemli şey şudur: Bu kişi talepkâr değildir. Sadece duygusal hayatta kalma refleksi gösteriyordur. Çünkü sevgi, onun için bir lüks değil, varlık nedenidir.


İlişkinin Psikodinamik Seyri: Sevgiyle Tetiklenen Yaralar

Borderline örüntüde ilişki, çoğu zaman tutkulu başlar. Kısa sürede derin bir bağ kurulabilir. Ancak bu bağ, geçmiş yaraları da yüzeye çıkarır. "Sevildikçe huzur bulmam lazımken neden daha çok korkuyorum?" sorusu kendini gösterir.

Çünkü sevgi; geçmişteki reddedilişlerin, ihmal edilişlerin, görmezden gelinmelerin hatırlatıcısıdır. Partneri tarafından sevilmek, bilinç dışında "şimdi terk edilecek hale geldim" kaygısını tetikler.

Ve kişi, partnerine zarar vermek istemez ama yoğun duygular kontrolsüz davranışlara dönüşebilir. Kimi zaman idealize eder, kimi zaman yerle bir eder. Kimi zaman tutar, kimi zaman iter.


Son Söz: Sevilmek İsterken Kaybolmak

Bir borderline birey için ilişki, yalnızca bir paylaşım alanı değil; bir hayatta kalma mücadelesidir. Ve bu mücadelede en çok ihtiyaç duyulan şey: anlaşılmak.

O yüzden sizden ricam şu: Eğer böyle biriyle beraberseniz ya da kendiniz böyle hissediyorsanız, bunu bir eksiklik gibi değil; ruhun savunma çabası gibi görün.

Çünkü iyileşmek, önce terk edilme korkusunun gerçek yüzüyle tanışmakla başlar. Sonra, sevilmeyi hak ettiğini hissetmekle devam eder. Ve sonunda, sevgiyi korumak için mücadele etmek yerine, onunla birlikte yürümeyi öğrenmekle tamamlanır.


Psikolog Ömer Kurt

TASARIM ve KODLAMA : YRC Bilişim